Kuranı Kerim

“123. Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler ona döndürülür. Öyle ise ona kulluk et ve ona tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir. YUSUf suresi”


puceAllah [Azze ve Celle] Düşmanları bizimde düşmanımız

"Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.1 Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa mutlaka doğru yoldan sapmıştır."
 

(Mümtehine (60)/1)


Allah teâlâ, Müslüman kularına iltifat buyurarak, Allah düşmanlarının aynı zamanda Müslüman düşmanları da olduklarını, Müslüman düşmanı olanların da sonuç itibariyle Allah'a düşmanlık yapmış olacaklarını beyan buyuruyor. Gerçek hayatta durum her zaman böyle olmuştur. Bütün Allah düşmanları, Müslümanların da düşmanı olarak karşımıza çıkmış ve çıkmaktadırlar. Burada, bazı inkârcıların ve kâfirlerin Müslümanlara dost olabileceği düşüncesinin yanlışlığı da vurgulanmaktadır.
Ayrıca, Allah ve Müslüman düşmanlarına her ne sebeple olursa olsun sevgi beslemek ve sevgi gösterisi yapmak da yasaklanmaktadır. Onların suçları o kadar büyüktür ki; bir defa onlar Allah katından gelen gerçekleri kubullenmemektedirler. Bununla da kalmayıp, dünyayı Allah Resûlü Hz. Muhammed aleyhisselâm'a ve Müslümanlara dar etmektedirler. Yani dünya hayatında Kitap ve Sünnet'e hayat hakkı tanımak istemeyenler, hem Allah'ın hem de O'nun Elçisi'nin düşmanıdırlar.
Allah'ın rızasını kazanma yolunda çaba sarfettiklerini iddia edenler, dostunu ve düşmanını iyi tanımak mecburiyetindedirler. Seçimi yanlış yapanlar ve gerekçeleri Allah'a malûmdur. Bunların da yaptıklarının Kur'ânî ifadesi; "sapıklıktır".


Kaynak; Sözlerin En Güzeli (KUR'AN'DAN YOL HARİTASI)
Prof. Dr: Osman ÖZTÜRK