RIDVAN BÎATI
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Hz. Osman'ın müşrikler tarafından
şehid edildiği haberini duyunca son derece müteessir oldu. Kureyş'in bu hareketi
karşısında üzerlerine yürümekten başka bir çare kalmıyordu.
"Madem böyle, bu kavimle çarpışmadıkça, buradan kesinlikle ayrılmayacağız"216
buyurdu.
Zaten yapılabilecek başka bir şey de kalmamıştı. Sulh tekliflerine
yanaşmadıkları gibi, elçi şehid etme cür'etini bile gösterebiliyorlardı.
Peygamber Efendimiz, "Allahü Teâla, bana biât yapılmasını emretti!" diye
seslendi.
Hâtemü'l-Enbiyâ Efendimiz, daha sonra Rıdvan Ağacı olarak adlandırılacak olan
Semüre ağacı altında durdu. Müslümanlar da teker teker, çarpışmaktan yüz
çevirmeyeceklerine, Allah ve Resûlü yolunda canlarını fedâ edinceye kadar
savaşacaklarına dair biât ettiler.217 Bîattan bir tek kişi kaçındı:
Münafıklardan Cedd bin Kays.218
Bu bîat, Sahabîlere yeni bir cesaret, taze bir heyecan verdi. Yerlerinde âdeta
duramaz bir hale gelmişlerdi. Bir an evvel ya Kâbe'yi tavaf etmek veya
müşriklerle çarpışmak istiyorlardı.
Cenâb-ı Hak, bu biâtta bulunan Müslümanlardan razı ve memnun olduğunu Kur'ânı
Kerimde şöyle beyân eder:
"And olsun ki, o ağacın altında sana bîat eden mü'minlerden Allah râzı oldu.
Kalblerinde olanı bildiği için Allah onların üzerine sükûnet ve emniyet indirdi
ve onları yakın bir fetihle mükâfatlandırdı."
Elde edecekleri pek çok ganimetleri de onlara nasip etti. Çünkü Allah'ın kudreti
herşeye galiptir ve hikmeti herşeyi kuşatır."219
Bu sebeple bîata "Rıdvan Bîatı" adı verildi.
Resûl-i Ekrem Efendimiz de bir hadislerinde, "Ağaç altında gerçekten bîat
edenlerden hiç biri Cehenneme girmeyecektir"220 buyurarak bu bîatta bulunan
Müslümanların faziletini açıkça beyan etmişlerdir.
Bîat haberi Kureyş müşrikleri tarafından duyulunca üç gün yanlarında
alıkoydukları Hz. Osman'ı serbest bıraktılar.
Hz. Osman derhal Hz. Resûlullahın huzuruna çıkıp geldi. Böylece şehâdeti ile
ilgili haberlerin asılsız olduğu anlaşıldı.
Fakat, bîat yapılmış ve tamamlanmıştı. Sahabîler Hz. Osman'a, "Herhalde Kâbe'yi
tavaf etmişsindir?" dediler.
Hz. Osman şu karşılığı verdi:
"Vallahi! Mekke'de bir yıl kalsaydım ve Resûlullah da (a.s.m.) Hudeybiye'de
otursaydı, o, Kâbe'yi tavaf etmedikçe, ben yine tek başıma onu tavaf
etmezdim."221
216. A.g.e., 3:330; Taberî, 3:77.
217. Sîre, 3:330.
218. A.g.e., 3:330.
219. Fetih Sûresi, 18-19.
220. Müsned, 3:350.
221. İbn-i Kayyum, Zâdü'l-Mead, 2:137.