Gönül deryasında hâkim olan her zaman tevazû idi. Resûl-i Kibriyânın bu mübârek sözlerine muhatab olan bedevî, rahatladı ve titremesi geçti.
Mekke fethedilmişti. Resûl-i Ekrem ise henüz bu mübârek beldeden ayrılmamıştı.
Her nasılsa Mahzumoğulları Kabilesinden Fâtıma binti Esved adındaki kadın bir hırsızlık yapmıştı. Kadın itibarlı ve soylu idi ve Kureyş yanında da hatırı sayılıyordu.
Haliyle Peygamberimizin bu durumdan haberi oldu. Hırsızlıkta bulunanın elinin kesileceğini herkes biliyordu. Ama düşünüyorlar ve birbirlerine soruyorlardı: "Yüksek mevkiye sahip bu kadının eli nasıl kesilebilir?"
Âile halkı, Fâtıma'nın elini kesmeden kurtarmak için bir ümit ışığı arıyorlardı. Birinin Hz. Resûlullah katında şefaatçı olmasını istiyorlardı. Ne var ki, kimse buna cesaret edemiyordu.
Sonunda Üsâme bin Zeyd Hazretleri bu vazifeyi üzerine aldı. Üsâme, Peygamberimiz tarafından fazlasıyla sevilen bir Sahabî idi. Bu sevgiye güvenmiş olacak ki, bu görevi üzerine almaya yanaşmıştı.
Hz. Üsâme, kadının affedilmesini dileyince Resûl-i Ekrem Efendimizin rengi birdenbire değişti.
"Sen, kötülüğün önüne geçmek için Allah'ın koymuş olduğu cezalardan bir cezanın affedilmesi hakkında mı benimle konuşuyorsun?" diye buyurdu.
Hz. Üsâme, üzgün bir edâ içinde, "Yâ Resûlallah! Bu uygun olmayan hareketimden dolayı Allah'tan affım için duâ et!" dedi.
Hz. Üsâme'ye dersini veren Peygamber Efendimiz (a.s.m.), akşam olunca da, ayağa kalktı ve Allah'a hamd ve senâda bulunduktan sonra halka dersini şöyle verdi:
"Sizden evvelkileri şu davranışları mahvetmiştir: Onlar, asil, soylu birisi hırsızlık yaptığı zaman onu serbest bırakırlardı. Zâif, güçsüz birisi hırsızlık edince de ona hemen ceza verirlerdi.
"Muhammed'in varlığı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki; Fâtıma binti Muhammed, hırsızlık edecek olsaydı, muhakkak onun da elini keserdim!"
Bundan sonra kadının elinin kesilmesini emretti. Kadının eli bu emir üzerine derhal kesildi.
Kadın da güzelce tevbe etti ve evlendi. Ondan sonra sık sık Hz. Âişe'nin yanına gelir giderdi.589
Bu davranışıyla Peygamber Efendimiz, milletlerin bekası için vazgeçilmez bir şart olan adaletin eşsiz bir örneğini sergiliyordu.

Mekke Çevresinin Putlardan Temizlenişi
Peygamber Efendimiz, Kâbe ve Mekke'nin içini putlardan temizlediği gibi, şehrin etrafındaki putları da yok etmek istiyordu.
Bu maksatla Hz. Hâlid bin Velid'i otuz kişilik bir birlikle Nahle mevkiine bulunan Uzzâ putunu yıkıp parçalamaya gönderdi. Kureyş yanında en büyük put sayılan Uzzâ'yı Hz. Hâlid emir gereği gidip yıktı.590
Efendimiz, Müşellel adındaki dağın tepesinde bulunan Menât putunu yıkmak için de Sa'd bin Zeyd el-Eşhel'i gönderdi. Menât; Evs ve Hazreç kabilelerinin putu idi. Emri alan Sa'd bin Zeyd beraberindeki Müslümanlarla giderek Menât'ı yıkıp geri döndü.
Yine müşriklerin taptıkları meşhur putlardan biri de Süva' idi. Bu put, Mekke'ye üç mil uzaklıkta bir yerde bulunuyordu. Kinâneoğulları, Hüzeyliler ve Müzeynelerin bu putunu yıkmak için Resûl-i Ekrem, Amr bin Âs Hazretlerini gönderdi. Amr, verilen vazifeyi yerine getirerek Mekke'ye geri döndü.591
Mekke'nin fethi ile böylece, hem Mekke'nin içi dışı putlardan temizlendi, hem de Kureyşin gönlü şirkten, Tevhid nuruyla tertemiz hale geldi.

498. Âl-i İmrân Sûresi, 96.
499. Sîre, 3:332; Müsned, 4:325.
500. Sîre, 3:332; Megazî, 2:612.
501. Megazî, 2:783.
502. İnsanü'l-Uyûn, 3:4.
503. Sîre, 4:32; Uyunü'l-Eser, 2:164.
504. Sîre, 4:36-37; Taberî, 3:111.
505. Sîre, 4:37; Uyunü'l-Eser, 2:165.
506. Megazî, 2:786.
507. A.g.e., 2:791.
508. Sîre, 4:37; İnsanü'l-Uyûn, 3:6.
509. Sîre, 4:38.
510. İnsanü'l-Uyûn, 3:7.
511. Sîre, 4:38; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:532; Taberî, 3:112.
512. Sîre, 4:38; Taberî, 3:112; İnsanü'l-Uyûn, 3:7.
513. Sîre, 4:38; Taberî, 3:112.
514. İnsanü'l-Uyûn, 3:7.
515. Sîre, 4:38; Taberî, 3:112; Uyunü'l-Eser, 2:166.
516. Sîre, 4:39; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:533.
517. Sîre, 4:39; Tabakât, 2:134; Taberî, 3:113.
518. Sîre, 4:39; Taberî, 3:113.
519. Sîre, 4:39-40.
520. Tabakât, 2:133; İnsanü'l-Uyûn, 3:207.
521. Sîre, 4:39.
522. Megazî, 2:799.
523. Sîre, 4:42; Tabakât, 2:135.
524. Sîre, 4:42.
525. Müslim, 4:1941; Sünen, 5:409.
526. Sîre, 4:41; Taberî, 3:114.
527. Sîre, 4:40; Müslim, 4:1941.
528. Sîre, 4:41; Müsned, 1:80; Müslim, 4:1941; Taberî, 3:114.
529. Müsned, 1:105.
530. Müsned, 1:105.
531. Mümtehine Süresi, 1.
532. Sîre, 4:42; Taberî, 3:114.
533. Sîre, 4:42; Tabakât, 2:139; Buharî, 5:90.
534. Sîre, 4:42.
535. Tabakât, 4:49-50.
536. Sîre, 4:43; Taberî, 3:114.
537. Megazî, 2:819.
538. Sîre, 4:42.
539. Tabakât, 2:135.
540. A.g.e., 1:126; Müslim, 3:1621.
541. Tabakât, 1:126; Müslim, 3:1621.
* Peygamber Efendimizin (a.s.m.) koyun gütmesi ile ilgili biraz daha geniş bilgi için lütfen eserimizin birinci cildinin 74-76 sayfalarına bakınız.
542. Sîre, 4:42; Tabakât, 2:135; Taberî, 3:114.
543. Sîre, 4:45; Taberî, 3:116.
544. Taberî, 3:116.
545. Sîre, 4:46; Taberî, 3:116; İnsanü'l-Uyûn, 3:18.
546. Sîre, 4:45-46; Taberî, 3:116; İnsanü'l-Uyûn, 3:18-19.
547. Sîre, 4:46; Taberî, 3:116; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:552; İnsanü'l-Uyûn, 3:18.
548. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:552.
549. Sîre, 4:46.
550. A.g.e., 4:47.
551. Sîre, 4:47; Tabakât, 2:135.
552. Taberî, 3:117.
553. Sîre, 4:47; Taberî, 3:117.
554. Sîre, 4:47; Uyunü'l-Eser, 2:170.
555. Sîre, 4:47; Uyunü'l-Eser, 2:182.
556. Şifâ, 1:265.
557. Sîre, 4:49.
558. A.g.e., 4:51.
559. Tabakât, 2:136.
560. Buharî, 3:61.
561. Tabakât, 2:135.
562. Sîre, 4:50.
563. Tabakât, 2:136.
564. Sîre, 4:54.
565. A.g.e., 4:59; Müslim, 3:1408.
566. Müslim, 3:1408.
567. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:576.
568. Sîre, 4:59; Uyunü'l-Eser, 2:180.
569. Buharî, 3:62.
570. İsrâ Sûresi, 81.
571. Sîre, 4:59; Müslim, 3:1408.
572. Sîre, 4:58; Zâdü'l-Mead, 2:184.
573. Sîre, 4:56.
574. Buharî, 3:62.
575. Sîre, 4:59; Müsned, 3:410; Tirmizî, 5:389; Sünen, 4:185.
* Ahlâk ve yüz güzelliğinden ve babalarının onu kendilerinden daha çok sevmelerinden dolayı kardeşleri, Hz. Yusuf'u çekemezler ve hayatına son vermek için Kenan Kuyusuna atarlar. Oradan geçen bir kafile ise, onu alıp Mısır'a götürür. Başından birçok hadiseler geçtikten sonra Hz. Yusuf, sonunda Mısır'a aziz olur.
Kader-i İlâhi, bu makamda iken Hz. Yusuf'la kardeşlerini bir araya getirir. Yusuf'u tanıyan kardeşleri yaptıklarından pişmanlık duyarlar.
Bunun üzerine Hz. Yusuf, 'Bugün ve bundan sonra benim tarafımdan size başa kalkma ve serzenişte
bulunma gibi herhangi bir ezâ ve cefâ düşünmeyin, ben hakkımı helal ettim' diyerek, kardeşlerini affeder.
işte, Peygamber Efendimiz, Kureyş müşriklerine: 'Benim halimle sizin hâliniz, Yusuf'la (a.s.) kardeşlerinin hâli gibidir' derken bu hâdiseyi hatırlatmak istemişti.
576. Yusuf Sûresi, 92.
577. Sîre, 4:55; Tabakât, 2:142; Taberî, 3:120.
578. A'raf Sûresi, 199.
579. Müsned, 4:430-431; ibn-i Mace, Sünen, 1:683-684.
580. Bkz.: Doç. Dr. İbrahim Canan, Tebliğ, Terbiye ve Siyasî Taktik Açılarından Hicret, s. 30.
581. Sîre, 4:58; Tabakât, 2:137; Müsned, 2:207-211, 4:32; Buharî, 3:63-66.
582. Sîre, 4:55; Uyunü'l-Eser, 2:178.
* Bazı tefsirlerde Hz. Osman bin Talhâ'nın Mekke'nin Fethi günü Müslüman olduğundan bahsedilir. Fakat bu tarihçiler tarafından muteber sayılmamıştır. Kuvvetli rivayet daha önce anlattığımız gibi Hz. Osman bin Talhâ'nın Hicretin 7. yılı Muharrem ayında Medine'ye gelerek Peygamber Efendimizin (a.s.m.) huzurunda Müslüman olduğuna dair olan rivayettir.
583. Zâdü'l-Mead, 2:184.
584. Uyunü'l-Eser, 2:178.
585. Nesefi, Tefsir, 4:250.
586. Sîre, 4:48; Tabakât, 5:451.
587. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:556; İnsanü'l-Uyûn, 3:43; Kaadı iyaz, Şifâ, 1:266.
588. Kaadı İyaz, Şifâ, 1:262.
589. Buharî, 3:65; Müslim, 5:114.
590. Tabakât, 2:145.
591. Tabakât, 2:146.

Kainat' ın Efendisi (ASM)