BENÎ LİHYAN SEFERİ
Hicretin 6. senesinin Rebülevvel ayı başları. Benî Lihyanlar,
Hicretin dördüncü yılında Bi'ri Maûna mevkiinde kırka (veya yetmiş) yakın
Müslüman mürşid ve muallimi hunharca şehid etmişlerdi. Reci' mevkiine irşad için
gönderilmiş bulunan İslâm birliğini kuşatıp bir çoklarını şehid edenler de yine
bu kabiledendi.(İbni Hişam, Sîre, 3:178-193; İbni Sa'd, Tabakât 2:55-56; Müsned,
2:94.)
Peygamber Efendimiz, bu hâin kabileye haddini bildirmek için yerine Medine'de
Abdullah bin Ümmi Mektum'u vekil bırakarak 200 kişilik bir kuvvetle yola çıktı.
Efendimiz, Benî Lihyanları gafil avlamak istiyordu. Bu sebeple, Şam'a doğru
gitmek istiyormuş gibi davrandı.
Daha sonra yolunu değiştirerek, Benî Lihyanların konak yerlerinden olan Guran
Vadisine kadar gitti.
Âsım bin Sabit ve diğer Müslüman muallim ve mürşidler burada şehid edilmişlerdi.
Efendimiz, orada onları rahmetle andı, kendileri için duâ etti.(İbni Sa'd,
Tabakât, 2:79)
Lihyanoğulları, Peygamber Efendimizin gelişini duymuşlar ve korkup dağ başlarına
sığınmışlardı. Kimse yakalanamadı. Peygamber Efendimiz oradan Usfan denilen
mevkie vardı. Burası Mekke'ye yakındı. Efendimizin maksadı, gelişini Mekkelilere
bildirmekti. Nitekim, Mekkeliler bunu duymuşlar ve korkuya kapılmışlardı.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, on dört gece sonra tekrar Medine'ye döndü.(İbni Hişam,
Sîre, 3:293; İbni Sa'd, Tabakât, 2:79.)