ALLAH Azze ve CELLE

“Artık ‘kötülüğü örgütleyip düzenleyenler’, Allah’ın, kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden veya şuuruna varamayacakları yerden azabın gelmeyeceğinden emin midirler? (Nahl Suresi, 45)

 

Allah Azze ve Celle

Allah; Yüce Yaratıcının özel ismidir. Bu isim, O'nun kemal, cemal ve celal sıfatlarının ifade ettiği anlamların tamamını kapsar. Allah'ın diğer isimleri ise Allah'ı tasvir eder.

Allah özel isminin hiçbir dilde tam karşılığı yoktur. Arapça ilah, Türkçe tanrı, Farsça hüda, İngilizce god, Almanca gott kelimeleri "Allah" kelimesi gibi özel isim değildir. Bunlar, ilah, ma'bûd, rab gibi cins isimlerdir. Allah kelimesi ikil ve çoğul yapılmaz. Bu isim sadece hak ma'bûdu, varlığı zorunlu olan yaratıcıyı ifade eder. Başka bir varlığa, Allah ismi verilemez. Yani Allah'ın adaşı yoktur (Meryem, 19/65). Diğer isimler çoğul yapılabilir. İlahlar (âlihe), tanrılar, rablar (erbab) gibi. Çünkü hak veya batıl ma'bûda tanrı, hüda, ilah denilebilir.

"Allah" isminin çeşitli asıllardan türediği ileri sürülmüşse de "el-ilah" kelimesindeki hemze olan elifin düşürülmesiyle elde edildiği görüşü tercih edilmektedir.

Yüce Yaratıcı'nın ism-i a'zamı yani en ulu ismi olan "Allah" lafzının her harfi O'nu ifade eder. Allah lafzının elifi kaldırıldığında "lillâh" olur. Yine o yüce Yaratıcı'yı ifade eder. Elif ve lam birlikte kaldırıldığında "lehû" olur. Yine O yüce Allah'ı ifade eder. Elif ve iki lam birlikte kaldırıldığında "hû" kalır. Bu da Allah'ı ifade eder. "Allâhü lâilâhe illâ hû (Allâh ki, O'ndan başka ilâh yoktur)" (Bakara, 2/255) âyetinde olduğu gibi.

İnsanlar, Allah'ın zatını, hakîkat ve mahiyetini bilemezler. O'nu eserleri ve eserlerin delalet ettiği sıfatları ve isimleriyle tanıyabilirler. Allah'ın eserleri isimlerine, isimleri sıfatlarına, sıfatları da zatına delalet eder. Allah'ın isim ve sıfatları zatı gibi ezelî ve ebedîdir. Zatı ile birlikte vardır. Sıfat ve isimleri zatından ne ayrı ne de gayrıdır. (bk. Esmâ-i Hüsnâ) (İ.K.)

Kaynak; Diyanet İşleri Web Sitesi

ALLÂHÜMME

"Allâh'ım!" "Yâ Allâh!" anlamına gelen bir nida cümlesidir. Cümlenin sonundaki mim, "Yâ" nida harfinden bedeldir. "Mim" ile "Yâ" birlikte kullanılmaz. "Yâ Allah!" veya "Allâhümme" denir. "Allâhümme" cümlesi Kur'ân'da beş âyette geçmiştir. Bu cümleden sonra dua veya övgü cümleleri kullanılmıştır. "Ey Peygamberim! De ki Allah'ım! (Sen) mülkün sahibisin, mülkü dilediğine verir, dilediğinden mülkü alırsın..." (Âl-i İmrân, 3/26) âyeti ve namazda okunan "Allâhümme salli alâ Muhammed..." (Allah'ım! Muhammed'e rahmet ve mağfiret eyle) duası gibi.(İ.K.)

Allah’ın Rızası Ne Demektir?

Yapılan herhangi bir işten Allah’ın hoşnut olmasıdır.

Bu sayda ki üç konuda Diyanet İşleri Web Sitesinden alınmıştır.